AVV Haberler

HER YARIM SAATE BİR HAREKET EDİN!

Her yarım saatte bir hareket etmek, yerleşik yaşam biçiminin etkilerini azaltmaya yardımcı olabilir. Egzersiz yapmak her zaman için gerekli olsa da, uzun süreler boyunca oturmanın risklerini ortadan kaldırmak için düzenli hareket gerekiyor.

Araştırmalar gösteriyor ki vücudunuzu en az yarım saatte bir hareket ettirmek, masa başı işlerin ve diğer yerleşik yaşam biçimlerinin zararlı etkilerini sınırlamanıza yardımcı oluyor. Araştırmada, hem günde aktif olmayan toplam harcanan süreyi, hem de daha uzun hareketsizlik süresinin ölüm riskiyle bağlantılı olduğu ortaya çıktı.

Kolombiya Üniversitesi Sağlık Merkezi araştırma yazarlarından Keith Diaz “Eğer işte bütün gün oturuyorsanız, evde çok fazla oturuyorsanız, oturma alışkanlığınızdan olabildiğince ara vermeye çalışmalısınız - en azından yarım saatte bir.” demiştir.

“Egzersiz yapsanız bile, molalar vermeye ve gün boyunca hareket etmeye dikkat etmeniz gerekir çünkü egzersiz insan sağlığı için oldukça yararlıdır ancak uzun süre oturmalardan kaynaklanan sağlık risklerini önlemek için gün içinde de hareket etmek gerekmektedir.

ABD kurumundan İç Hastalıkları Dergisi,’nde, Diaz ve meslektaşlarının, 2009 ve 2013 yılları arasında ABD genelinde 45 yaş üstü yaklaşık 8.000 kişiden bilgi topladıkları anlatılmıştır. Her katılımcı, bir hafta boyunca antrenman takip cihazını en az dört gün giymiş ve tüm katılımcılar Eylül 2015'e kadar izlenmiştir.


Sonuçlar, ortalama olarak katılımcıların uyanık olduğu 16 saatin 12.3 saati boyunca aktif olmadıklarını ve her bir hareketsizlik döneminin ortalama 11.4 dakika sürdüğünü ortaya koyuyor.


Araştırma grubu; yaş, cinsiyet, eğitim, sigara kullanımı ve yüksek tansiyon gibi faktörlerin birçoğunu göz önüne aldıktan sonra günlük hareketsizliğin toplam uzunluğunun ve her hareketsiz geçen sürenin uzunluğunun ölüm riskindeki değişkenlerle bağlantılı olduğunu buldu. Günde 13,2 saat boyunca hareket etmeyen kişilerin, günde 11,5 saatten az hareketsiz olan kişilerden 2,6 kat daha fazla ölüm riski taşıdığı araştırmalar sonucu ortaya çıktı.

Diaz, "Bir kişinin oturma alışkanlıklarının en kötüsü ne olduğunu anlamaya çalışıyorduk - günde kaç saat oturduğunuz mu, yoksa bu oturma sürelerinin aralıksız süresi mi?" "Maalesef sonuç daha karışık ... ikisi de sizin için kötü gibi görünüyor." dedi.

Katılımcıların eylemsizlik derecelerini nasıl bölüştürdüklerine bakıldığında daha fazla analiz yaparak, bir defada 30 dakikaya kadar olan oturma sürelerini en çok tutanların en düşük ölüm riskine sahip olduğu görüşmüştür. Daha uzun, daha sık ve daha yoğun mola vermenin hareketsizliğin önüne geçerek insan sağlığını olumlu yönde etkilediği ve sedanter yaşam tarzının önüne geçildiği açıklanmıştır.